30.8.10

Giriş


Geleceği görmek mümkün olmasa da bu gerçek bilimkurgu yazarını geleceğe dair öngörülerde bulunmaktan alıkoymaz. Zaten onun için önemli olan henüz yaşanmamışa dair doğru tahminlerde bulunmak değil, olası geleceklerden görüntüler sunmaktır okuyucuya. Çünkü nasıl ki tarihçilerin sürekli hatırlattığı gibi "Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez," ise geleceğini öngöremeyen de bugününe yön veremez. Tarihçiler gelecekten bahsedemeyeceğine göre bu görev bilimkurgu yazarının düşünsel oyun sahasına dönüşmüştür. Buranın sınırı hayal gücüdür ama gerçekçilik tasarımın ayaklarını yere, daha doğrusu şimdiye oturtur. Böylece okur yaşama ihtimali olduğu yakın gelecek veya asla göremeyeceği uzak gelecek hakkında fikir sahibi olur. Daha da önemlisi kısa bir zaman yolculuğuna çıkar, gelecekten bir tecrübe edinir ve günlük hayatına geri döner.

Rönesans, Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışması için 2010 yılında yazdığım kısa bilimkurgu öyküsüdür. Fazla da uzak olmayan bir gelecekte belli bir olayın çevresindeki insanların yaşadıklarını anlattığım bu kısa öyküyü bu blog üzerinde paylaşmak istiyorum. Blog içindeki sayfalarda okuyabileceğiniz gibi öyküyü PDF formatında bilgisayarınıza indirerek de okuyabilirsiniz. Lütfen öyküyü başkalarıyla paylaşırken telif haklarını ihlal etmemeye özen gösterin. Ayrıca yorumlarınızla görüşlerinizi bildirmekten çekinmeyin. Bunun için Yorumlar sayfasını kullanabilirsiniz.

İyi okumalar...


Şimdi okumaya başla!